Türkiye’nin Kahramanları

Sorgusuz sualsiz, zamansız çalışanlar…
Genel - 19 Mart 2020 20:13

Ülkemizde problemlerin ve sıkıntıların ardı arkası kesilmiyor. Şehit haberleri, doğal afetler, hastalıklar, kazalar… Bunca felaketin arkasında içimiz rahatlatan, hayatımızı kolaylaştıran birileri var. Özellikle yaşadığımız bu sıkıntılı dönemde gecesini gündüzüne katan, herkes evindeyken izinleri iptal olan, kendinden feragat eden kahramanlarımız var. Sarf ettikleri enerjinin yanında esamesi bile okunmaması gerekirken, aldıkları maaşları bile sorgulanan kahramanlarımız…

SAĞLIK PERSONELLERİ

Hırpalanıyorlar, çalışıyolar, dayak yiyorlar, çalışıyorlar, günlerce uykusuz kalıyorlar, çalışıyorlar, izin kullanamıyorlar, çalışıyorlar, çalışıyorlar… “Çünkü onların işi bu!” değil mi? “Aldıkları maaşın hakkını versinler!” değil mi? Değil efendim. Onların işi öyle kutsal ve öyle büyük bir ihtiyaç ki. Onlara güvenip bulaşıyoruz çoğu işe. Düşersem iyileştirirler, kırılırsam birleştirirler. Hele şu günlerde. Herkes evlerine hapsolmuş deterjan kokusu teneffüs ederken sağlık çalışanları hastanelerde olası şüphelilere dokunuyor bire bir temasa geçiyor. Derdi ne bu insanların? Neden bu işin içindeler Allah aşkına. Şimdi o dilinizden düşürmediğiniz maaşları size verseler hastaneye koşup öldürücü virüs şüphelileriyle aynı havayı solur muydunuz? Gece gündüz uyumadan, sabırla, birbirinden absürt isteklerle hastaneye koşan “kendinizle” baş edebilir miydiniz? Üstüne bir de dayak yer miydiniz? Hayır. Peki bu insanların derdi ne? Mesleğinin ve insan hayatının kutsallığını kavramış, sadece “ilaç yazmaya” değil, insan hayatını kurtarmaya kendini adamış insanlar. Onların derdi biziz. Bizim derdimiz de biraz onlar olsun da daha fazla yormayalım… Ne diyordu sağlık personelimiz;

GÜVENLİK GÜÇLERİ

Kavgaya, içene, düşene, vurana, kırana her şeye “ara polisi.” Ararsın koşar gelir ama bu insanların canı yok mu yahu? Ne zaman korksan polisin, jandarmanın, askerin arkasına sığınırsın. Onlarınki sadece hayat mücadelesi değil, misli görülmemiş bir cesaret. Onların izinleri yok. Ama aileleri var. Siz çocuğunuza bir şey olmasın diye onlara güvenirsiniz ama onların da çocukları var. Kaza olur onlar gelir, bomba olur onlar gelir, kavga olur onlar araya girer, biri birine laf atar onlar azar çeker, kendi kendimize çözemediğimiz milyonlarca olayı onlar çözer. Yeri gelir çatışır şehit düşer. Her şeye herkese karşı kendini siper eder de kendi haklarını koruyup kollayamaz. Bayram seyranda el öpmez, el öpenleri korur. Çocuğu doğar göremez çünkü görevde olur. Neredeyse her gün işe gider, biz eğlenirken onlar devriye döner. Biz maçlarda tribünlerde coşarken onlar sırtını sahaya yüzünü vakaya döner. E bizim de ağzımız var ya konuşur dururuz “şu kadar fazla maaş alıyorlar, şiddet uyguluyorlar, bizi jopluyorlar.” Nelerle uğraşıyor bu insanlar? Karantinadan kaçarken polisin yüzüne tükürüp “ben hastaysam o da olsun” diyen “hastalıklı” insanların da başını bekliyorlar. Sizin girmeye korktuğunuz sokaklardaki kaldırım taşlarının sayısını bile biliyorlar. Dağda aç susuz terörist avlıyorlar. Lafa gelince herkes vatansever ama… Ama işte…

İTFAİYE/AFAD/UMKE EKİPLERİ

Deprem oldu, yangın çıktı herkes dışarı, Onlar içeri… Dertleri can kurtarmak. Zar zor çıkarlar dumanın, ateşin içinden öktüre tıksıra.. Ancak içerde bir itfaiye eri vardır mutlaka. Televizyonlar canı kurtarılanı gösterir, içerde ciğerine zehir soluyan cankurtaranı değil. Deprem oldu. Kaç bina yıkıldı… Herkes çadırlarda, onlar enkaz altında. Biz evlerimizde enkaz altından bir umutlu haber, enkaz altındakiler onlardan bir ses bekliyor. Üstelik hepsi de gönüllü gidiyor AFAD/UMKE ekiplerinin. Günlerce tüm güçleriyle çalışıyorlar minik bir umut ışığı için. İğne deliği kadar yerden girip can kurtarıyorlar.

Bir felaket olmadan kıymet anlamayız biz. Ülkemize saldırdıklarıda askerin, deprem olduğunda arama kurtarmacıların, virüs kapımıza geldiğinde de doktorların. Bunların hepsi geçince de maaşlarını konuşmaya devam etmeyiz umarım.

Comments

comments

BENZER HABERLER