ÇİÇEKDAĞI DERLER VARMI SANA ZARARIM

Tüm dünyaya mal olmuş yürek ve gönül ustamız neşet babanın o eşsiz türkülerinden birine isim olmuştur … Çocukluğumun şehri, Kırşehir’in şirin, tarihi ve küçük ilçesi… Herkesin kapısı ardına kadar açık, gençler bir tarafta, kadınlar bir tarafta , çocuklar bir tarafta…Bir düğün olur kimin düğünü olduğu bilinmezdi. Bir cenaze olur kimin cenazesi olduğu bilinmez di. Herkes […]
Genel - 12 Ağustos 2017 14:10 A A

Tüm dünyaya mal olmuş yürek ve gönül ustamız neşet babanın o eşsiz türkülerinden birine isim olmuştur … Çocukluğumun şehri, Kırşehir’in şirin, tarihi ve küçük ilçesi… Herkesin kapısı ardına kadar açık, gençler bir tarafta, kadınlar bir tarafta , çocuklar bir tarafta…Bir düğün olur kimin düğünü olduğu bilinmezdi. Bir cenaze olur kimin cenazesi olduğu bilinmez di. Herkes düğün sahibi herkes cenaze sahibi idi. Harman yerlerinde millet yatardı.. Herkes herkesin işine koşar, kuvvetli bir soba yandığında üzerinde demlenmiş çay, kapıyı çalmadan gelecek misafirlerini beklerdi. O gaz lambalarının kokusu ve yapmış olduğu gölgelerin zerafeti ve tadı günümüzde led lambalar ve son model avizeler vermiyor o duyguyu. Hatta şimdi fırınlarda satılan onlarca çeşidi bulunan ekmeğ i Çarşamba günü ilçe pazarına giden köylümüz alıp sepetine attığında değme keyfine.. Nafaka ve rızık davası yıllardan beri ayrı kaldığım Çiçekdağı’ na tekrar geldiğimde maalesef bu anlattığım ve yaşadığım şeylerin olmadığını görmek beni tam bir hayal kırıklığına uğratttı. ”Çiçekdağı varmı sana zararım” sözü türkülerde ve ezgilerde kalmış. Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın deyimi şimdilerde dillerde dolanır olmuş. O Avşar ellerinin göçleri bitip modern apartmanlara kurulmuş. Kırşehir’in gülleri eski kokusunu ve samimiyetini kaybetmiş. Şirin Kırşehir’imiz Bad-ı sabah ların da iş için kalkıp bu ayı nasıl atlatırız diye uykusuz asık yüzlü insanlarımız çoğalmış. , Köprüden geçen gelinlerin kızları ve torunları, damat kriterleri Ahlaklı ER değilde Kariy-ER olmuş. Bir nesil bir anda nasıl yozlaşmış? Bunun gibi Bizi bizyapan değerler buhar olmuş, uçmuş. Aslında bu Çiçekdağı’na özgü bir şey değil. Her memlekette şu an yaşanmakta ve bizi biz yapan o değerler maalesef yok olmaktadır. Şimdi düğünler düğün salonlarında. Girişte takım elbise ve kravatlarla karşılayan düğün sahipleri ve sonrada hazır kurulmuş manevi olarak değeri olmayan süslü-püslü masalar. Aynı apartmanda oturan ve birbirlerini hiç tanımayan, bırakın tanımayı selam vermeyen bir komşuluk ilişkisi içerisindeyiz. Kombili evler, Apartmanlar, kapıcılar, Merkezi sistem ezan ve selalar, Son model ‘aman çizilmesin ‘ diye itina ile parkedilen kredili borçlanmış araçlar, düğün zamanı kuaförlerinden önünde sıraya geçen mini etekli kızlar. Herbirimizin elinde ortalama 1000 tl değerinde koskoca dünyayı sığdırdığımız telefonlar ve oyuncaklar. Düne kadar köylerde elleri ve ayakları ile tezek basanların burnundan kıl aldırmayan gösterişli ve insaniyetten uzak zengin (!) tavırlar.. Bu misallerin sonu gelmez. Konu her ne kadarda olsa yaşadığım yer olan Çiçekdağı bile olsa kendi yaşadığımız köyler, mahalleler, semtler ve kentler bu şekilde yozlaşmaya ve yabancılaşmaya yüz tutmaktadır. Başımızdaki idarecelerin, STK ların ve Kanaat önderlerinin asıl amacı ve görevi bu yozlaşmanın önüne geçmek için ne tür tedbirler alınmalıdır ve bu konu ile ilgili çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bunun için “Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız. ” (Müslim, Îmân 93) hadisini çocuklarımıza aşılamak ve her apartmanın girişine ‘Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir’ hadis-i şerifini yazmak, yozlaşmaya ve yabancılaşmaya bir nebze engel olacaktır. Çiçekdağı derler varmı sana zararım demenin yanında Çiçekdağı var mı sana yararım demek günümüzde en makbul yöntemdir. Selam ve dua ile

Comments

comments

Bu haber 8287 kez okundu.
Genel - 14:10 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.