İnsanı Gerçekten Zaman mı Olgunlaştırır?

‘Zamanın ruhuna’ ne kadar inanıyorsam her insanın kendi tecrübesini yaşaması gerektiğine de o kadar inanıyorum. Olgunlaşma denilen karmaşık süreç, genelde insanın okkalı bir düşüş yaşamasının ardından bir toparlanma üzerinden yürür. İnsanın yaşadığı bu kötü düşüş kişinin hanesine deneyim olarak geçer. Pekiyi, insan sadece acı çekince mi olgunlaşır? Olgunlaşmak için incinmemiz, tecrübe kazanmak için de kaybetmemiz […]
Genel - 23 Ekim 2017 18:27 A A

Zamanın ruhuna’ ne kadar inanıyorsam her insanın kendi tecrübesini yaşaması gerektiğine de o kadar inanıyorum.

Olgunlaşma denilen karmaşık süreç, genelde insanın okkalı bir düşüş yaşamasının ardından bir toparlanma üzerinden yürür. İnsanın yaşadığı bu kötü düşüş kişinin hanesine deneyim olarak geçer.

Pekiyi, insan sadece acı çekince mi olgunlaşır? Olgunlaşmak için incinmemiz, tecrübe kazanmak için de kaybetmemiz mi gerekir?

O halde yaşı küçük olup da yetişkin gibi davranan bir genci nereye koyacağız? Ya da tam tersi, olgun gibi gözüken ama çocuksu davranan bir yetişkini nasıl açıklayacağız?

Zaman insanı olgunlaştırmaz, insanı olgunlaştıran tecrübeleridir. Aslında sadece tecrübeler de değildir, o tecrübelerden çıkarılan derslerdir. Zannedilir ki kırklı yaşlara geldiğimizde olgunlaşır, olayları daha iyi anlar ve daha iyi analiz ederiz…

Özellikle üzerinde durmak istediğim bir başka konu da; son zamanlarda birçok kişinin dilinde ‘ergen gibi davranıyor’ sözü var ki; bu sözle şu an ergenlik çağında olanlara haksızlık edildiği kanaatindeyim. Ne kadar da talihsiz bir cümle ‘ergen gibi davranmak’! Ergenlik dediğimiz kavram çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemi, hatta kıyafet alırken garson boy dedikleri dönem değil midir? Sanki kişinin arafta kalmış da bir şablona oturamamış, ne yapacağını kestirememiş bir ruh haline sahip olduğundan bahsediyoruz. Oysa ki etrafımda bugüne kadar gördüğüm ergenler bir o kadar olgun, bir o kadar mantıklı, bir o kadar da bilinçli!…Ben genç olup ta nice olgun insanlar gördüm ama aynı zamanda yaşı kemale ermiş ama olgunlaşamamış nice insanlar da gördüm.

İnsan doğar, büyür, gelişir ve ölür döngüsü ömrünü tamamlamıştır. Bu döngünün yerini farkındalık almıştır. Doğan herkes için ölüm vazgeçilmezdir. Ancak o süre içerisinde yaşanılanlar, tecrübeler, kazanımlar, kaybetmeler herkes için farklıdır. Çoğu insan hayatlarının büyük bir kısmını sorgulamadan yaşamakla geçirirler. Birilerinin tecrübeleri kendi hayatları için referans olmuştur. Çünkü bildikleri tek gerçek öğretilmiş olan matematiksel yaştır! Ailemin bana ’18 yaşına gelmeden konuşma hakkın yok’ dediğini hatırlıyorum. Aşağı yukarı bu toplumda herkes böyleydi. 18 yaşı reşit kabul ederiz ama “kırkına da gelsen sen benim gözümde çocuksun’ diyen, kahve içmenin bile yaşı olan bir kültürün fertleri olarak ancak şunu söyleyebilirim; olgunlaşmak için yaşlanmayı beklememek, kendi tecrübelerimizi, kendi deneyimlerimizi kazanmak için neyi bekliyoruz!

 

Comments

comments

Bu haber 8914 kez okundu.
Genel - 18:27 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.