Sansürün Kaldırılma Bayramı Ve Basının Kendini Sansürlemesi

Basında sansürün kaldırılmasının yıl dönümünde kutlanan basın Bayram’ında (!) ritüeller gerçekleşir ve yılda bir gün baş okşanır. Basında sansürün kaldırılmasının yıl dönümünde kutlanan basın Bayram’ında (!) ritüeller gerçekleşir ve yılda bir gün baş okşanır. Her kesimden okuyucu kitlesi hedeflenerek basın özgürlüğünün verdiği sınırlar içerisinde haber koklar, iz sürer, değişik yol yordamlarla inandığı, doğru bildiklerini kitlelerle […]
Köşe Yazarları - 24 Temmuz 2017 13:34 A A

Basında sansürün kaldırılmasının yıl dönümünde kutlanan basın Bayram’ında (!) ritüeller gerçekleşir ve yılda bir gün baş okşanır. Basında sansürün kaldırılmasının yıl dönümünde kutlanan basın Bayram’ında (!) ritüeller gerçekleşir ve yılda bir gün baş okşanır. Her kesimden okuyucu kitlesi hedeflenerek basın özgürlüğünün verdiği sınırlar içerisinde haber koklar, iz sürer, değişik yol yordamlarla inandığı, doğru bildiklerini kitlelerle paylaşır sevgili basın.

Haberin yansıması elbette her zaman ve her kesim tarafından takdirle karşılanmayabilir. Bill Cosby’nin de dediği gibi ‘Başarının sırrını bilmiyorum ama başarısızlığın yolu herkesi memnun etmeye çalışmaktan geçer.’ Onun için bazılarımız çeşitli ikballer ve rahat bir yaşam için ‘Güçlüyü’ mutlu etmeye çalışırız. Elbette tarafsız olunması beklenemez bu mecrada ama bazen tek doğru olduğunda ‘Sessiz kalmak’ kendini ‘Sansürlemektir.

Kanunla kalkan sansürü kutlamak için bir günü tahsis ederken yılın geri kalan günlerinde kendimize sansür uygulamak neyle açıklanabilir acaba? Sadece sansür de değil sorunlarımız, algıyı yönetmek için seni kullanmak isteyenler, kendi koltuklarının devamı için seni ‘Basamak ve takoz’ görenler, ideolojik yafta basarak ‘ötekileştirmeler’ elinde ki doğrudan temin belgesi ile gel kuçukuçu yapanlar, edenler buluşlar falanlar filanlar…

Daha bir sürü anlamakta zorlanmayacağımız güç ve güçsüzlük devinimi yaşamaktayız. En iyi benim nağraları atabilmek için çok gaz almamıza gerek kalmıyor. Mesleğin tabiatı bizi ‘Ben’ yapmak için yeterli motivasyonu sağlıyor.  Copy Paste (kopyala – yapıştır)  alışkanlığımızdan vazgeçmek bir tarafa dursun. Türkiye genelinde yapılan emniyet uygulaması için ertesi gün, ‘İlklerin Şehri Kırşehir’ diye manşet atacak kadar safiyane bölgesel milliyetçiliğinde gölgesinde kayboluyoruz.

Manşet isim bulmakta mahir olmadığımızı gizleyen bir sırda siyasetçilerimizin soy isminin iltifata çok yakın olmasından dolayı gizli kalıyor. Tatbikî siyasetçilerin bu ikramını karşılıksız bırakacak değiliz. Ölümüne onlarla berber olacağız diye biat ederiz. Hatta halkla beraber namaz kılıyor diye şak şak manyağı yaparız.  Ahh biz yok mu biz. Altı üstü bir doyumluk sofra için ‘Sansürlemediğimiz pis koku’ kalmaz. Birisi pis kokunun üstünü açsa canhıraş örtmeye çalışırız hemen. Durumdan vazife çıkartır.

Ve savulun nidalarının binlerce like desteği ile beslendiğini hayalleriz.  Hayal demişken, hayal dünyamız çok zengindir. Mesela; Ömrümüzün yarısını şantaj, tehdit, yan ve yandaşlıkla geçirip sonra da ‘Yahu şu şehirde benden itibarlısı yoktur’ diye hayalleriniz. Bilmeyiz ki, en aşağılık isimler takarlar ismimizin başına. Ne istedik ki sanki basın olarak ne güzel methiyeler düzüyoruz yan olduklarımıza, bize bir devlet kurumunda basın danışmanlığı görevi verseniz de kamu kurumlarının internet portalına gizli link vererek haber sitesine yönlendirme yapsak.

Ne olmuş yani biz kimin basınından kötüyüz ki… Bir gök kuşağı oluşturan renkler gibi olamadık. Hepimiz ayrı renklerde olsak da bir arada yer alsak. Zaten aynı gökyüzünü paylaşmıyor muyuz?  Haksızlığı, yolsuzluğu, usulsüzlüğü, liyakatsizliği bir gün bütün hayâsız işlerin bizi mağdur edeceğini anlayabilsek! Malcolm X’in dediği gibi ; “Tarafsız değilim, doğrunun peşindeyim.

Kimin söylediği fark etmez. Adaletin yanındayım, kim için veya kime karşı olduğu fark etmez.” Şiarı ile hareket etsek. Kırşehir’de bazı haberci ve haber sitelerinin gerçeği cesurca yazdığını fikrini net bir üslup ile beyan ettiğini bazı sitelerin yazarlarının hem sevildiğini hem vatandaşın nabzını iyi tuttuğunu da görüyoruz.

Bunun sebebi de bağımsız olmaktan geliyor sanırım. Bir yerlerden nemalanmayarak onurlu bir hayat sürdürdüğünü anlıyoruz. Onlara uzun soluklu basın hayatı diliyoruz. Allah yollarını açık etsin. Söylemlerden kendine pay çıkartanlar da inşallah bizim hatalarımızı yanlışlarımızı bize söyleyecek dostluk noktasında dururlar.

Comments

comments

Bu haber 7314 kez okundu.
Köşe Yazarları - 13:34 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

  • Kırşehirli 6 Eylül 2017 22:27

    çok acayip bi basın özeti olmuş.. Valla tebrik ederim şifreli ama gaydalı bi yazı yazmışsınız. Kırşehirin en büyük sorunlarından birisi basın olmama sorunuydu. aktüel bu açığı hızla kapatıyor. başarılar dilerim.